Anaerkil

 

Aile Reisinin Kadın Olması

Anaerkil toplumlarda, aile grubunun ya da kabilenin yöneticisi ve başı, kadındır. Bu düzenin Akdeniz’de ve Yakın Doğu’da çok eski dönemlerde var olduğu bilinmektedir. Bazı koşullarda anaerkil özellikler, erkeğin hakim olduğu toplumlarda bile devam etmektedir. Anne veya büyük annenin temel aile işlerinde sahip olduğu kuvvetli etki, annenin çocuğunu geleneksel biçimde yetiştirmesi kadının etkenlik ve kuvvet kazanmasını, söz sahibi olmasını sağlar. Günümüz yazarlarından Gordon Rattray Taylor tarihin anaerkil dönemlerinde, cinsî konulara karşı hoşgörü olduğunu ve bunun da büyük ihtimalle daha önceki anaerkil topluluklardan gelmekte olduğunu söylemektedir. Jung ise insanlığın psikolojik gelişiminde, anaerkil düzenin gerekli bir aşama olduğunu savunmuştur.

Aile Reisinin Erkek Olması

Aile grubunda ya da kabilede mutlak otoritenin erkeğin elinde bulunmasıdır. Yakın zamanlara kadar ataerkil topluluklar insan yaşamında standart bir olaydı. Bütün sosyal düzende, erkeğin dinî kurumlarla ve güçlerle desteklenen hâkimiyeti şüphe götürmezdi. Dinî inanışlarda Tanrı’nın erkek kişiliğine büründürülmesi, peygamberlerin erkek olması, erkeklerin lider ve başkanlığını ortaya koymaktadır. Hukuk erkeğe ailenin reisi olarak geniş haklar vermekte, karısına ve onun mülküne sahip olabilmektedir. Erkek hakimiyetinin en kuvvetli olduğu dönemde genellikle toplumda kısıtlayıcı kurallar, eğlenmeye karşı hoşnutsuzluk ve cinsî riyakârlığa eğilimler ortaya çıkmıştır. Şimdiyse ailenin yaşaması için erkeğin fizikî kuvveti önemli değildir artık. Koca ve babanın rolü incelenmiş, yeni aile düzenleri ortaya çıkmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir