HAREM NEDİR

Harem, birden fazla kadınla evlenme adetinden kaynaklanır. Harem kadınların ve kadın hizmetkârların yaşadığı mekândır. Sözcük Arapça’dan gelmektedir. Anlamı “saklanılmış” ya da “dokunulmaz”dır. Hareme giriş ve çıkış, sahibinin isteğine bağlıdır. Kadınların İse başka bir yetişkin erkeği görme izni yoktur.
Bu olay Yahudi, Siyam, Babil, Peru ve Hindistan toplumlarında vardır. İslâm dünyasında ise uzun bir geçmişe sahip kurumdur. Kur’an, erkeğe en fazla 4 kadınla evlenme hakkı vermektedir. Bu, kocanın başka kadınlara yönelmesini engelleyip, evliliği devamlı kılma isteğinden kaynaklanıyor gibi görünmektedir. Aynı zamanda Arap topluluklarındaki evde kalmış kızları, onlara bir erkeğin karıları arasında yer bularak korumak isteğinden de ortaya çıkmış olabilir.

Ayrıca harpte esir düşen veya ölen kocaların hanımların erkeksiz kalarak fuhuşa başvurmasını önlemek için de alınmış bir tedbirdir. İslâmiyet erkeğin cinsî ihtiyaçlarının seneden seneye değişebileceğini ve her kadının zaman zaman farklı tepkiler göstereceğini ve bazı erkeklerin diğerlerinden daha fazla cinsî ihtiyaçlar duyabileceğini kabul etmektedir. Eğer bir müslümanın malî gücü yeterse cariyelerinin sayısını artırabilir. Bazen haremin yaşlılarıyla, yenileri arasında ya da harem sahibinin daha çok beraber olduğu kadınlarla diğerleri arasında hiyerarşik problem çıkardı. Asırlar boyunca Osmanlı padişahları güzel saraylar inşa ettirmişler ve içlerinde “harem” diye anılan kadınlar için uygun bir mekan ayırtmışlardır.

Osmanlı padişahları 7 kadınla evlenebilirdi. Bunların hepsine de özel bir daire, bahçe ve banyo tesis ederdi. Hem kadın hem de hadım edilmiş erkek hizmetkârları olurdu. Kadınların yaşamı tembellikle geçerdi. Tek işleri dedikodu yapmak ve entrikalar çevirmekti. Bu kadınlar isimleriyle değil de, I., 2. vs… kadın olarak çağırılırlardı. Sultanın cariyelerinden herhangi biriyle gönül eğlendirme hakkı vardı. Ancak törelere göre sadece annesinin kendisi için seçtiği ya da devlet görevlilerinin takdim ettiği kadınlarla beraber olmalıydı. Sultan bir cariyeden memnun kalırsa, ona haremde özel bir daire tahsis eder ve kendine mal ederdi. Ancak cariyenin sultandan herhangi bir şey istemeye hakkı yoktu. Hatta sultanı hayatında sadece bir kere görmesi de mümkündü. Sadece sultanın annesi, kızkardeşi ya da kızı krallık statüsüne gelebilirdi.

Haremdeki kadınların tek işi krala veliaht doğurmaktı. Ve veliahtın annesinin kim olduğu önemli değildi. Eğer sultan eşleri erkek çocuk doğuramazsa, sultan da cariyelerine başvururdu. Sultanı için bir erkek çocuk doğurmak bir cariyenin erişebileceği en büyük mertebe idi. Orta Doğu’daki göçebe topluluklar arasında da birden fazla kadınla evlenme eğilimi yaygındır. Ama bu topluluklarda şehirlerdeki gibi olmayan ancak ayrı temel prensipleri taşıyan haremler vardı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir